ADA’NIN TÜRK ŞÖVALYELERİ

Hüseyin Çağlayan, Bora Aksu ve Erdem Moralıoğlu’nun tasarımlarını önce İngilizler sonra tüm dünya çok sevdi. Gözümüz artık hep önce onların podyumlarında, ardından Londra’ya transfer olan yeni isimlerde.

İngiltere, özellikle de Londra, sokak modasının kitabının yazıldığı yer. Central Saint Martins ve London College of Fashion gibi okulların çevresinde bir öğleden sonra vakit geçirdiğiniz zaman yaratıcılığın nasıl bir şey olduğunu kanlı, canlı görüyorsunuz. Haydi diyelimki yolunuz oralara düşmedi Portobello’da ya da Covent Garden’da bir öğleden sonra çevreyi izleyerek geçirmeniz yeterli.  Yepyeni fikirler, yaratıcı gençler her yerdeler. Bu, bir yandan modacıları besleyen bir durumken diğer yandan da rekabeti acayip artıran bir faktör. Paris, ağır moda evlerinin merkeziyse Londra’da yeni fikirlerin evi ve evet çok az genç diğerleri arasından sıyrılıp kendini kanıtlayabiliyor bu şehirde.

Son yıllarda Londra Moda Haftası’nda özellikle iki defileyi diğerlerinden daha heyecanla bekliyorum ben. Biri Erdem Moralıoğlu’nun diğeri de Bora Aksu’nunki. “Pozitif ayrımcılık yapıyorsun,” diyebilirsiniz bana elbette. Ama ikisinin de tarzlarında sevdiğim farklı dokunuşlar var. Renkleri kullanışları, desenlere yaklaşımları hem birbirinden çok farklı hem de temelde aynı kültürden beslendiklerini bir şekilde hissettiriyorlar modaseverlere.

ERDEM’İN ÇİÇEKLERİ

İngiliz bir anne ve Türk bir babanın oğlu olarak Montreal’de doğan ve Birmingham’da büyüyen Erdem’in çiçekleri kullanımına bayılıyorum. Gerçi sadece ben değil neredeyse bütün dünya bayılıyor çiçeklerle yarattığı dünyaya. Üniversiteden sonra Vivienne Westwood’un yanında yaptığı staj ve ardından Royal College of Art günleri içindeki yeteneği çıkarmak için önemli duraklar olmuş Erdem için. New York’ta Diane Von Furstenberg’le çalışmak da unutulmaz bir macera elbette. Westwood da, Furstenberg de desen kullanma konusunda usta iki isim. Bu ustaları taklit etmek yerine kendi tarzını yakalamış olması Erdem’in Londra’da çok başarılı olmasının en büyük faktörü bana göre. On yıldır her koleksiyonunda çiçekleri farklı kullanmayı öyle güzel beceriyor ki hayranları arasına Keira Knightley, Kate Bosworth, Sarah Jessica Parker, Carrey Mulligan, Anne Hathaway katmayı başarmış durumda. Unutmadan ekleyelim 2012’de British Fashion Council’in New Establishment, 2013’te British Fashion Council’in Red Carpet ödüllerini aldı. Ayrıca 2014’te British Fashion Awards’ta Yılın En İyi Kadın Tasarımcısı seçildi. Ve bence bu daha başlangıç.

BORA’NIN TABLO GİBİ DANTELLERİ

Londra podyumunun diğer prensi Bora Aksu, Central Saint Martins mezunu.  2002 yılında daha okuldan mezuniyet defilesiyle Ada’da olay yaratmıştı. O dönemde The Daily Telegraph, The Guardian ve The Independent gibi gazeteler Bora’dan ‘podyumun yeni starı’ diye söz ettiler. Hatta Domenico Dolce ve Stefano Gabbana onun koleksiyonundan parçaları ilham kaynağı olarak kullandılar. Londra’daki ilk defilesini 2003 yılında yaptı Bora.  Şovu ana defile programına dahil olmamasına rağmen o sezonun en iyi top beş şovu arasında gösterilince sonraki yıllarda Londra Moda Haftası resmi programındaki yerini kesinleştirdi. Bora çok fazla kıyafetleri hakkında konuşmayı sevmiyor. Ama her zaman romantik ve bir yanıyla da demi-coture parçalarıyla çok seviliyor. Kokteyl elbiseleri çok tercih ediliyor. Bu arada Topshop, Nike, Converse, Anthropologie, Absolute, Koton, Armaggan, Bracher Endem, People Tree ile işbirlikleri ayrıca Selfridges için yaptığı yedi vitrin adını İngiltere’den tüm dünyaya da taşıdı. Ayrıca Clare Maguire, Tori Amos, Little Boots ve dans topluluğu The Cathy Marston Project’in sahne kostümlerini de hazırladı. Ayrıca Keira Knightley ve Sienna Miller gibi ünlüler onun kıyafetlerini çok severek giyiyorlar. Özellikle geleneksel tığ işleriyle modern kesimleri birleştirdiği geçen yazki koleksiyonu hala hafızalarımızda. Bora sadece tasarım yapmıyor, o aynı zamanda harika bir ressam. Eğer instagram hesabını takip ederseniz muhteşem insan portreleriyle tanışabilirsiniz. Özellikle bir Türkan Şoray serisi var ki, bakan bird aha bakıyor. Bu tablolar şimdilik sadece instagram’da ama arkadaşları bir sergi açması konusunda üzerinde yoğun baskı oluşturuyorlar.

BİR USTA: HÜSEYİN ÇAĞLAYAN

Ve elbette Londra denildiğinde akla gelen en önemli isim Hüseyin Çağlayan. Kıbrıs doğumlu modacının ailesi 1993 yılında Londra’ya göç ediyor ve Çağlayan, Central St. Martins College of Art and Design’a gidiyor. Erdem ve Bora’dan yıllar önce 1999 ve 2000 yıllarında Yılın İngiliz Tasarımcısı ödülünü kazanan Çağlayan, 2006’da kraliçe tarafından İngiliz Şövalyelik Nişanı ile ödüllendirilmiş bir modacı. Modern çizgileri ve farklı materyelleri tasarımda kullanmasıyla ünlü. Tasarımları birer sanat eseri gibi. Zaten Çağlayan sadece kıyafet tasarlamıyor, disiplinlerarası sanat etkinliklerinde işleriyle de yer alıyor. Mesela 2005’te Uluslararası Venedik Bienali’nde kendi çektiği ve baş rolünde Tilda Swinton’ın oynadığı Absent Presence isimli filmi gösterilmişti. Tasarımları, videoları ve disiplinler arası işleri, “Hüseyin Çağlayan: 1994-2010” başlığı altında muhteşem bir sergide buluştu. Bu arada her ne kadar Çağlayan, Londra’da yaşasa ve İngiliz vatandaşı olsa da koleksiyonlarını Paris Moda Haftası’nda sergiliyor. Çağlayan bir usta ve her yıl defileleri merakla bekleniyor. O da diğer iki isim gibi ilhamını Londra sokaklarından alıyor.

SON SÖZ…

Geçen yıllarda Londra podyumunda, çalışmalarını Manchester’da sürdüren Zeynep Kartal’ın da koleksiyonunu görme fırsatı yakaladık. Bir süredir Cherly Cole, Amanda Holden, Jessica Taylor ve Gemma Merna gibi İngiltere’nin tanınmış isimlerini giydiren Kartal’ın podyumunda özellikle gece elbiseleri önemli bir yer tutuyordu.  Yine geçen yıl Londra’nın kapanış defilesini Hakaan markasıyla gerçekleştiren Hakan Yıldırım ve 2013’te ‘haute boheme’ tarzı koleksiyonunu Londra Moda Haftası sırasında bir sunumla görücüye çıkaran DB Berdan son yıllarda Ada’da Türk modacıların sayısını artıran isimlerdi. Her birinin övgü dolu sözlerle karşılanması, onların ardından gelecek gençlere de pekçok kapıyı açacaktır.

BU YAZI DAHA ÖNCE ALL DERGİSİNDE YAYIMLANMIŞTIR, 2016

0 Replies to “ADA’NIN TÜRK ŞÖVALYELERİ”