BU SEYAHAT BİLGİLERİ GOOGLE’DA YOK

Başarılı çevirmen Füsun Elioğlu’nun ‘Bir Okurgezerin Not Defteri’ kitabı okuru Avrupa’da bir “Büyük Tur”a çıkartıyor. Bunu yaparken de isminin hakkını verip oldukça kişisel ve ilginç notlar sunuyor. Kitap, Elioğlu’nun uzmanlık alanı edebiyat ve sanat ekseninden hiç ayrılmıyor. Ayrıca okura gidilen şehirlerle ilgili yeni okumalar ve araştırma konuları da öneriyor.

Bir ülkeye gitmeden önce onu anlamak, hazırlık yapmak isteyen gezginlerin yapması gereken şeyler listesinde orası hakkında yazılmış kitapları okumak, filmleri seyretmek ve google’da dolaşmak ilk sıralarda. Tamam. Ama bir önemli noktayı kaçırmamak gerek. Seçilecek kitapların farklı ilgi alanları olan yazarlar tarafından kaleme alınmış olması. Mesela bir rehberin ya da bir dil bilimcinin ya da bir sanatçının. Belki de bir aşçının. Böylece sadece tek bir bakış açısıyla değil, farklı alanlarıyla o şehri kucaklamak mümkün.

Bir Okurgezer’in Not Defteri isimli kitabı Kırmızıkedi tarafından basılan Füsun Elioğlu bir rehber değil mesela. Bir edebiyatçı ve oldukça iyi bir çevirmen. Charles Dickens, F. Scott Fitzgerald, Alberto Manguel, Peter Ackroyd gibi çok önemli yazarların eserlerini Türkçe’ye kazandırmış. 2000’lerin başında Yapı Kredi Yayınları’nda yollarımız kesiştiğinde ne kadar mükemmelliyetçi olduğunu keşfettiğim için kitabına yaptığı kurgunun özenine hiç şaşırmadım açıkçası.

Elioğlu, çok küçük yaşlardan beri seyahat ediyor ve gözlemelerini biriktiriyor. Günümüzde turist olmanın bize sunulanı görür gibi yapmak olduğu konusunda harika tespitleri var. “Görmemiz gereken yerlerin nereler olacağını bizim yerimize saptayan, takvimlerimizi belirleyen ve bu geziyi bize ‘satan’ birileri var. Bizlere ‘Yedi Gün, Dört Başkent’, ‘Bayram Boyunca Ege’nin İncileri’ türünden çerçevesi çizilmiş deneyimler sunuyorlar. Turizm artık dev bir iş alanı Bu alanda faaliyet gösteren aracılar bir terzinin kişiye özel elbise dikmesi gibi bizlere gezi biçip dikiyorlar,” diyor Elioğlu.

Bu cümleler aslında okura kitabın çıkış noktasını da anlatıyor. Turist sözcüğünün ortaya çıktığı 18. yüzyıla dönebilsek bambaşka bir eylemden söz edebileceğimiz gerçeği.

“Richard Lassels (1603?-1668) adı Fransız Katolik papazın An Italian Voyage, Or A Complete Journey Through Italy kitabını okuyan ve etkisi altında kalan varlıklı İngilizlerin başlattığı ‘tur’ eylemi- ki bir noktadan yola çıkarak aynı noktaya geri döneceğinizi varsaydığı için böyle adlandırılmış- temelinde geziyi bir öğrenme aracı olarak kullanmış. “Büyük Tur” olarak adlandırılan yolculuğa çıkan bir İngiliz’den önce İtalya, Fransa ve mümkünse Batı medeniyetinin beşiği olan Yunanistan’ı görmesi, cesareti varsa İstanbul’a kadar uzanması, İngiltere’ye görgüsü ve bilgisi artmış olarak dönmesi bekleniyor.”

Oysa İngilizce’de seyahat anlamına gelen ‘travel’ sözcüğü Latince’de ‘trepaliare’, yani işkence sözcüğünden türemiş. Fransızca’da ‘travaille’ yani iş haline gelmiş. Belli ki seyahat, keyif almak için yapılan bir şey değilmiş. Bu “Büyük Tur” ile en azından işkenceden eğitime evrilebilmiş. (Günümüzde bambaşka noktada o ayrı.)

İşte günümüzde Amerikalı üniversite öğrencilerinin iş sahibi olmadan önce bir sene Avrupa’yı gezme geleneğinin dayanağı bu “Büyük Tur” efsanesi, Füsun Elioğlu’nun kitabının da rotasını oluşturuyor.

İngiltere’den başlıyor tur, Fransa’ya geçiyor. Oradan da Belçika’ya, Danimarka’ya, Norveç’e, Rusya’ya, Avusturya’ya, Ukrayna’ya, Sırbistan’a, Macaristan’a, Çek Cumhuriyeti’ne, Yunanistan’a, İtalya’ya, İsviçre’ye, İspanya’ya, Portekiz’e. Sonunda yine İngiltere’ye dönüyor. Gezdiği yerlerin onda bıraktığı izleri sadece yazı ile anlatmıyor; şehirleri resimlendiriyor da. Bu resimler de kitap sayfaları arasındaki yerini alıyor.

Turun nesnel olmak, tarafsız kalmak gibi bir derdi yok. Elioğlu kendisi de söylüyor bunu zaten. “Bu bir rehber kitap hiç değil; size Roma’yı nasıl gezeceğinizi anlatmak gibi bir derdim yok. Ben yalnızca ilginç gelen yerleri ve bilgileri, kendi deneyimlerimi kağıda dökmek istedim,” diyor.

Gerçekten de harika notlar, google’da karşınıza çıkmayacağı garanti bilgiler var sayfalarda. Bol bol da öneri. Mesela benim favorim 50’li yıllarda Amerikalı turistlerin bir yolculuğa tüm Avrupa’yı sıkıştırdıkları gezilerle dalga geçen 1969 yapımı komedi filmi “Bugün Günlerden Salı İse Burası Belçika Olmalı”. Elioğlu’nun sözünü dinleyip izledim. Nefisti. Yani kitap bitince tur bitmiyor, daha okunacak çok kitap, izlenecek çok film ve görülecek ne çok yer var.

0 Replies to “BU SEYAHAT BİLGİLERİ GOOGLE’DA YOK”