35 ÇOK GÜZEL GELSENE

2017 yılında Artemis Yayınları’ndan çıkan 35 ÇOK GÜZEL GELSENE romanı üzerine Sözcü Gazetesi’nden Sercan Meriç’in röportajı: Okurlara tanıdık gelecek bir hikaye: 35 Çok Güzel Gelsene

22 yıllık medya geçmişi olan Pınar Çelikel, ’35 Çok Güzel Gelsene’ kitabında, hayatı bir günde alt üst olan Perihan’ın hikayesini anlatıyor. Çelikel, “Herkes Perihan’ın hikayesinde kendisinden bir şey bulacak” diyor.

Arkadaşlarının Peri diye seslendiği PR’cı Perihan’ın hayatı gayet yolunda gidiyordu. Bir günde her şey alt üst oldu. Kocası tarafından terk edildi. İşinin, kocasının ve çocuklarının hayatına kattığı tüm renklerden yoksun kaldı. Bir boşluktaydı. 35 yaşındaydı ve “Dante gibi ortasındaydı ömrün”. Kendisi ile hesaplaşmaya başladı. Yeni bir yol vardı önünde. Kendisini bulacaktı. Yalnız değildi bu yolculuğunda. Birçok insanla hayatı kesişti. Kapkaranlık bir ormanda çıkışı aradı. Işıkla buluştuğunda hafiflemişti. Polen tanesi gibi rüzgarla meşk ediyor ve arkadaşlarına sesleniyordu: “35 çok güzel, gelsene!”

22 yıllık medya tecrübesi olan Pınar Çelikel’in ilk kitabı ’35 Çok Güzel Gelsene’ Artemis Yayınları’ndan çıktı ve raflardaki yerini aldı. Çelikel’in yazarlık serüveni usta yazar Çetin Altan’la yaptığı bir röportajın ardından değişti. Bugüne kadar ertelediği kitap yazma işine geçen yıl başladı. Sonunda da ilişkileri, iş hayatını, birbirinden farklı insanların nasıl birbirine temas ettiğini, boşanmayı, tekrardan içsel yolculuğu anlatan kitabı ’35 Çok Güzel Gelsene’yi bitirdi.

İlk kitabınızı yayınladınız. 22 yıllık medya geçmişiniz var. Ancak, sizinle ilk defa tanışan okurlar için kendinizi nasıl anlatırsınız?

22 yıldır durmadan yazan ve okuyan birisiyim. 8 yıl günlük bir gazetede, 3 yıl yayınevinde, 10 yıl da aylık kadın dergilerinde çalıştım. Yazıişleri müdürlüğü ve yayın yönetmenliği yaptım. 39 yaşındayım ve hayatın tadını çıkarmaya çalışan birisiyim.

MASALLARLA BÜYÜDÜM

Dante’nin söylediği ve Cahit Sıtkı Tarancı’nın okurların diline yerleştirdiği 35 yaşla ilgili ’35 Çok Güzel Gelsene’ kitabını yazdınız. Ne değişiyor 35’ten sonra?

Bugüne kadar büyüklerin söylediği hiçbir şeyin gereksiz olmadığını anlıyor insan 35 yaşında. 35 yaşında “Ben kimim? Hayattaki varoluş nedenim ne?” soruları daha da sesli soruluyor. Hayat bir şekilde sana zaten o soruları sorduruyor. 35’ten sonra ya bu sorulara yanıt arayıp, hayatı daha da derinlemesine yaşıyorsun ya da sorularla yüzleşmeyerek mutsuzluğu kabulleniyorsun.

35’e gelene kadar nasıl bir hayatınız oldu? Nasıl bir çocuktunuz?

Masallarla büyüyen bir kız çocuğuydum. İyimser bir insanım. Hala ölümsüz aşklara inanıyorum. Hayalim sevgi ve aşk üzerine temellenmiş bir hayat yaşamak. Dönemin getirdiği değişiklikleri, evrimleri de fark ediyorum tabii. Tek bir kişiyle ölene kadar aşk yaşamak artık daha zor. Bunu sağlamak da oldukça zor. Temel sorunun tatmin olmamak olduğunu düşünüyorum.

22 yıldır okuyan ve yazan biri olarak, yazarlık serüveninizin dönüm noktası neydi?

Yıllar önce Yeni Binyıl gazetesinde çalışırken Çetin Altan’la bir röportaj yapmıştım. 20’li yaşlardaydım. O röportajı, karşılıklı soru cevap olarak değil, hikaye formatıyla kaleme almıştım. Yayınlandıktan sonra Çetin Altan aradı ve yazıyı çok beğendiğini söyleyerek, bol bol biyografi okumamı tavsiye etti. O konuşmada bana “İnsan ya yazar olur ya mutlu” demişti. Ben o dönemde mutlu olmaya karar vermiştim. Bir kitap yazmanın eksikliğini duymuyordum. Roman işini çok ciddiye aldım. İyi yazamayacağımı düşünüyordum. Geçen yıl işi bırakıp, 8 aylık bir tatil yaptım. Bir sabah kalktım ve yazmaya başladım. Ardından ’35 Çok Güzel Gelsene’ ortaya çıktı.

OKURLARA TANIDIK GELECEK BİR ÖYKÜ

Kitabın kahramanı arkadaşlarının Peri diye seslendiği PR’cı Perihan. Ve her şey yolundayken hayatı bir anda alt üst oluyor. Nasıl kurguladınız hikayeyi?

Kitapta benden de bir şeyler var. Ancak herkesin yaşadığı hikayelerden esinlendim. Birbirinden farklı birçok arkadaşım var. Ve kadınlar ilişkileri hakkında konuşma noktasında erkeklere nazaran daha cömert. Ben çok gözlem yapan birisiyim. İşim gereği hep kayıt halindeyim. Bir bakkal da karısını terk edebiliyor, bir CEO da… Peri’nin yaşadığına benzer binlerce hikaye var yani. Okurlara da çok tanıdık gelecek bir öykü aslında bu.

Son yıllarda birçok faktöre bağlı olarak boşanmalar arttı. Ancak evlenme oranı da bir o kadar yüksek. Boşanmak ne anlam ifade ediyor sizin için?

Birisiyle yeni bir hayat kurup, ardından onu bırakmak kolay değil. Çok zor bir iş. Boşanmak öncelikle konforlu hayatı terk etmek, yeni denizlere açılmak demek. Ardından büyük bir özgüven sorunu yaratıyor. Kadınlar için “Yapamadın, bir adamı idare edemedin” gibi yorumlar da yapılıyor. İşin maddi kısmı bu psikolojik etkilerden sonra geliyor. Birçok evlilik zaten maddi zorunluluktan yürüyor. Boşanmanın tüm dertlerinin ardından, meseleyi kabullenince tatlı bir hayat başlıyor. Bunu net olarak ifade edebilirim.

GAZETECİLİK YAPMAK İSTİYORUM

Gazetecilik yapmayı özlediniz mi? Medyanın geldiği noktayla ilgili değerlendirmeleriniz neler?

22 yıldır bu sektörün içindeyim. Medya hayatımın merkezinde yer alıyor. Şu anda gazetecilik yapamıyorum. İstiyorum, ama mümkün mü? Pek değil. Sosyal medyanın ardından gazetecilik de değişti. Her şey çok hızlı gelişti. Yeni gazetecilik biçimleri ortaya çıktı. Şu anda inanılmaz bir haber akışı var. Ancak burada da iyi editörlük devreye giriyor. Artık haberleri doğru yorumlayarak insanlara sunabilmek önemli.

Bu kitap kişisel olarak hayatınıza ne kattı?

Ben çok sabırsız ve kolay sıkılan birisiyim. Kitap sayesinde sabretmeyi öğrendim. Her gün aynı saatte bilgisayarın başına oturdum. Kimi zaman beş sayfa yazdım, kimi zaman iki satır. Ancak kendimi disipline ettim.

Yazarlar kitabı eline aldıktan sonra, “Şimdi ne yapacağım?” stresini yaşarlar. Sizde nasıl oldu süreç? Kitaptan beklentiniz neler?

Geçen hafta yeni bir hikaye yazmaya başladım. Sosyal medyadan imkan oldukça gazetecilik yapmayı sürdürüyorum. Kitabı okuyanların “Ben tek değilim, herkes benzer şeyler yaşıyor ve bir şekilde hayat devam ediyor,” demelerini istiyorum.

0 Replies to “35 ÇOK GÜZEL GELSENE”